FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem, Magazin, Politika 10 Temmuz 2020 63 Görüntüleme

MEHMET YAPAR KÖŞE YAZISI

Pandemi sürecinin Türkiye emlak piyasası üzerinde nasıl etkileri oldu? Dengeleri değiştirdi mi?
Tüm dünya insanları olarak bir kez daha fark ettik ki sağlıktan daha önemli hiçbir şey yok, dolayısıyla sağlığımızın korunması dışında gündelik isteklerimizin ve arzularımızın da pek bir önemi yok. Doğal olarak bu dönemde mümkün olduğu kendi çekirdek ailemize dönük izole hayatlar yaşadık. Bu süreçte sağlığın korunması temel öncelik iken emlak başta olmak üzere tüm ekonomik kaygılarımızı bir süreliğine de olsa erteledik. Elbette bu süreç ekonomik hayatın tüm unsurları kadar emlak sektörünü de kökünden etkiledi. Virüsün hızla yayılması, önlem amaçlı çeşitli iş yerlerinin kapatılması ve sokağa çıkma yasakları neticesinde emlak sektörü Nisan – Mayıs döneminde resmen dibi gördü. Hemen bu söylediğimi bir istatistiki veriyle örneklendireyim, Türkiye genelinde konut satışları nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,5 oranında ve mayıs ayında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44,6 oranında azaldı. 

Yatırımcılar ve bireysel alıcılar açısından bu sürecin bir fırsat olarak değerlendirilebileceği görüşlerine katılıyor musunuz?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki emlak, hem dünyada hem Türkiye’de en önemli yatırım aracıdır. Bu Covit 19 salgını öncesinde de birçok kişinin gerek yatırım amaçlı gerek yaşamak için emlak satın alma yönünde bir eğilimi vardı. Zira Türkiye’de her yıl ortalama 1 milyon 400 bin adet konut satılmaktadır. Ve her yıl en az yeni 750 bin konut yapılması ihtiyacı vardır. Şimdi düşünün konut özelinde emlak, bir yatırım aracı olmanın dışında ayrıca kişilerin en önemli fizyolojik ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacına cevap vermektedir. Dolayısıyla her geçen gün değer kazanacak bir yatırım aracıdır. Üstelik Covid 19, bizlere yaşadığımız konutların ne kadar önemli olduklarını, onların bizim sığınağımız olarak dışarıdan kaynaklanan tehlikelere karşı kendimizi koruduğumuz birer kale olduğunu bir kere daha gösterdi. Dolayısıyla konuta yapılan yatırımların değeri daha da artmıştır.

BAHÇELİ EV İLGİ GÖRÜYOR

Tüketicilerin konut tercihlerinde değişim olacağı görüşleri var. Gayrimenkul trendleri değişecek mi?
Bugüne kadar hiçbirimiz evlerimizde bu kadar uzun zaman geçirmemiştik. Dolayısıyla içinde yaşadığımız konutların küçüklüğü veya bazı dezavantajları çok rahatsız edici değildi. Ayrıca bu dönemde çok sayıda bağımsız bölüme sahip güvenlikli – sosyal donatılı sitelere karşı bakış açımız da değişti. Bu sitelerde çok değişik özellikte kişilerin bir arada yaşamalarından dolayı hastalık riskinin daha yüksek olduğu en azından çeşitli hastalıkların bulaşma riskinin yüksek yerler olduğunu anladık.
Dolayısıyla hem insanların yoğun olarak birlikte yaşadığı sitelerden hem de şehir merkezlerinden kaçış yönünde bir eğilim şekillenmeye başladı. Bu eğilimin en temel göstergesi birçok emlak portalında kişiler bahçeli, müstakil ev aramaya başladı. Dolayısıyla bu evlerin fiyatları da birden bire artma yönünde bir eğilime girdi. Şu an birçok kişi imkanları ölçüsünde bahçeli bir ev veya hobi bahçesi tarzından bir emlak yatırımı yapma yönünde davranış sergiliyor. Tabii hükümet tarafından desteklenen konut kredi faiz oranlarının düşürülmesi kişilerin, bu isteklerine ulaşmalarına önemli ölçüde katkı sağlayacak durumdadır.

KÜÇÜK OFİSLER ÜRETİLECEK

Salgın sonrası uzaktan çalışma modeliyle iş yeri ve ofis pazarı nasıl etkilenir?
Covit 19 ile mücadele döneminde “evdekal” çağrılarıyla birlikte özellikle beyaz yakalıların evde çalışma modeline geçtiğini görüyoruz. Hükümet tarafından desteklenen kısmi çalışma ödeneği sayesinde birçok işletme evden çalışma modeline geçti. Böylece geniş bir kesim evden çalışmayı deneyimledi. Evet, bu evden çalışmanın ne kadar verimli olduğu yönünde çeşitli tartışmalara rastlıyoruz fakat yine birçok işin gelişen teknoloji ile birlikte belirli bir mekâna bağlı olmadan da yapılabileceğini deneyimlemiş olduk. Elbette bu deneyim çalışma ortamlarının da dönüşümünü beraberinde getirecektir. Birçok işletmenin daha küçük ofisleri veya home ofis dediğimiz ofisleri tercih edecekleri en azından bunun önemli seçenek olarak belireceğini düşünüyorum. Maliyetleri azaltma imkânının doğması ilerleyen günlerde daha küçük metrekarelere sahip ofis üretiminin artacağı yönünde bir beklentiye de neden olacaktır.

KONUT SATIŞLARI HIZ KAZANDI

Sektöre yönelik teşvikler sektörde bir hareket yaratır mı?
Haziran ayının başında normalleşme süreçleriyle birlikte emlak sektöründe yaşanan ekonomik kaybın azaltılabilmesi amacıyla konut kredi faizleri ilk el konutlarda yüzde 0,64, ikinci el konutlarda ise yüzde 0,74 olarak belirlendi ve peşinat zorunluluğu ise yüzde 10’a düşürüldü. Bu durum özellikle dar gelirli ailelerin konut sahibi olma yönünde umutlarını yeşertirken, yatırımcılar için önemli bir yatırım avantajı sundu. Türkiye’nin çeşitli illerinde gerek meslek odaları gerek emlak danışmanları ile yaptığım görüşmelerde taleplere yetişemediklerini ve normalleşme sürecine çok hızlı başladıklarını belirtiyorlar. Zira bunun somut verilerini haziran ayı konut satışları açıklandığında göreceğiz.

TEKNOLOJİ OLMAZSA OLMAZ

Piyasada üç tip emlak danışmanı var diyorsunuz. Gözlemleriniz nelerdir?
Evet Covid 19 döneminde “evdekal” çağrılarının yapıldığı günlerde herkes gibi emlak danışmanları da evlerinde idi. Bu dönemde emlak danışmanlarının davranışlarını dijital ortamda gözlemleme fırsatı bulabildim. Bu dönemde emlak danışmanlarının davranışlarının üç gruba ayrıldığını tespit ettim. Buna göre, ilk grup emlak danışmanları sosyal medya dolaşıp, piyasa koşulları veya mevcut koşullarla ilgili sürekli olarak şikâyet etmekteydi. Böylesi verimli bir dönemi sadece şikâyet ederek geçirdiler ve mesleki olarak kendilerini geliştirme imkânını değerlendiremediler.
İkinci grup emlak danışmanları ise dijital ortamlarda düzenlenen online ücretsiz eğitimlere ve programlara katılarak durumu anlamaya çalışıp, kendilerini mesleki olarak geliştirme çabasında idi. Bunların gayretlerini takdirle karşılamak gerekir. Neticede değişimin farkına vardılar ve gelecekte de var olabilmek için kendilerini geliştireceklerine inanıyorum
Üçüncü grup emlak danışmanları ise henüz virüs etkilerini belirgin bir şekilde etkilerini hissettirmeden önce teknolojik altyapılarını hazırlamışlardı. Bu çerçevede portföylerindeki emlakları teknolojik olanakları kullanarak görselleştirmişler. Üç boyutlu emlak gezme, drone ile bölge tanıtma, bölge haritalarına ilişkin elektronik veriş tabanını kullanma ve müşterileri ile dijital ortamda sürekli temasta bulunma gibi eylemler aktif olarak çalıştılar. Dolayısıyla Covit 19’un olumsuz etkilerini hafifletebildiler.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Hazır Site by Uzman Tescil
%d blogcu bunu beğendi: