FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem, İlçeler, Politika 2 Kasım 2020 305 Görüntüleme

EKREM GÜLGÜN KÖŞE YAZISI

İZMİR İÇİMİZİ YAKTIN

Deprem: yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini  sarsma olayına denir.Dünyanın var olmasından bu yana  sürekli depremlerin oluştuğu, gerek insanların hayatını kaybettiği ve bir çok binaların çökmesi ile büyük kayıplar vermekte olduğumuz  bilinmektedir.En son olarak İstanbul  silivride kendini gösteren deprem hepimizi korkutmuş bu Bursa ‘da  hissedilmiş büyük panik yaratmıştır. Türkiye ne yazık ki , dünyanın en etkin deprem  kuşaklarından birinin, üzerinde bulunmaktadır.Daha  deprem olayından kendimize yeni yeni gelmeye başladığımız bu son günlerde yine kendini gösteren deprem  halk olarak, hepimizi  tedirgin etmeye yetmiştir. Ne yazık ki depremler, tüm yapılarında hasarlar meydana getirip , can  ve mal kaybına uğratan  bir doğa olayıdır. Malesef bundan kaçmak bile neredeyse  çok  zor ve imkansız gibidir. Bu durumda  hepimize geçmiş olsun diyerek deprem için yapmamız gerekenlere şöyle bir göz atmakta yarar var diye düşünüyorum.

  Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur. Bu küçük sarsıntılara bizler “ÖNCÜ DEPREMLER” adını veriyoruz. Büyük bir depremin oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devam etmektedir. Bu küçük depremler  de “ARTÇI DEPREMLER” olarak isimlendirilir.

  Deprem, yapı içerisinde ki herkes tarafından  hissedilir. Uyumakta olan çok kişi deprem sarsıntısı ile uyanır, az sayıda dışarı kaçan olur. Ev içinde yaşayan (kedi,kuş) gibi hayvanlar huysuzlanmaya başlar. Yapılar baştan aşağıya titrerler, asılmış eşyalar ve duvarlara asılmış resimler önemli derecede sallanır. Bazen duvarda ki saatler durur. Az miktarda sabit olmayan eşyalar yerlerini  o an değistirebilirler  ya da devrilebilirler. Açık kapı ve pencereler şiddetle itilip kapanırlar, iyi kilitlenmemiş  kapalı kapılar açılabilir. İyice dolu, ağzı açık kaplardaki sıvılar dökülür. Sarsıntı yapı içerisine ağır bir eşyanın düşmesi  gibi  de hissedilir. Ev içerisindeki birçok kişi korkar ve dışarı kaçarlar, bazı kişiler dengelerini  kaybedip düşerler. Yaralanmalar ve ölümler olur. 1999 yılında Yalova ve gölcük de meydana gelen depremde  Bursa’daki  oturduğum dairemin ,duvarlarındaki  taşıyıcı kolonlarının beşik gibi sallandığını,binaların çürük yapılması sonucu  çatlakların oluştuğunu ve avizemin yarıya kadar kopma noktasına geldiğini gözlerimle görmüştüm. Gökyüzünde yıldızlar bir araya toplanıp patlar gibi elektrik bağı  oluşturmuş ve toprak altından büyük uğultuların sesine  şahit olmuştum. Türkiye’de can ve mal kaybı çok olmuş yaralarımız çok zor sarılmıştı.Buradan hayatını kaybeden  halkımızı  rahmet ile anıyorum.

  Depremler için ne gibi önlemler alabiliriz? 1-Yapılar deprem etkilerine karşı dayanıklı inşa edilmelidir  ayrıca Konutlara deprem sigortası yaptırılmalıdır.2_Tavan ve duvara asılan avize, klima vb. cihazlar bulundukları yere ağırlıklarını taşıyacak şekilde duvar ve pencerelerden yeterince uzağa ve kanca ile asılmalıdır.Deprem esnasında üzerimize düşmesi ve bizlere zarar vermesi önlenmelidir.                 3_Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortalarını otomatik hale getirilmelidir.   4_Geniş çıkış yolları oluşturulmalıdır. 5_Karyolalar pencerenin ve üzerine devrilebilecek ağır dolapların  asla yanına konulmamalı, karyolanın üzerinde ağır eşya olan raf bulundurulmamalı 6_Önemli evrakların (kimlik kartları, vs.)daha önceden hazırlayacağınız  deprem çantalarında yapmalı bunlar en yakın kapıya asılmalıdır ki çıkarken hemen elinize alabilmek çok önemlidir. Tabi çantaya az çok neler koyacağınızı tahmin edebildiğinizi düşündüğümden bunları yazmaya gerek görmüyorum. Örneğin pilli gece lambası  yiyecek bisküviler,battaniye   vs. gibi..

   Kesinlikle panik yapmayınız .Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durunuz.

   Varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya  yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturulmalıdır. Baş iki el arasına alınarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korunmalıdır. Sarsıntı geçene kadar bu pozisyonda beklenmelidir. Güvenli bir yer bulup, diz üstü  çökün,başını zı  ve enseni zi  koruyacak şekilde kapanın, Düşmemek için sabit bir yere sıkıca tutunun  Merdivenlere ya da çıkışlara doğru asla koşulmamalıdır. Balkona çıkılmamalıdır .Balkonlardan ya da pencerelerden aşağıya atlanmamalıdır Kesinlikle asansör kullanılmamalı.Çökme anında içinde sıkışıp kalabilirsiniz. Eğer deniz kenarlarında yaşıyorsanız , deniz kıyısından uzaklaşılmalıdır. Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık ,sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, gaz vanasını kapatın. Camları  ve kapıları açın. Başarabilirseniz hemen bulunduğunuz binayı  terk edin. Binaların sık bulunmadığı açık alanlara geçerek  depremin geçmesini bekleyiniz.

     Rabbim in bizlere tekrar büyük deprem yaşatmamasını  diliyorum. Hoşçakalın.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Hazır Site apk Uzman Tescil